Gönderen: sagligimiz | Ocak 22, 2009

Akciğer enfeksiyonları

Akciğer enfeksiyonları

 

Hangi tip akciğer enfeksiyonları ameliyatı gerektirebilir ?

Akciğer apseleri, Günümüzde ciğerde kendilerini göstermiş olan apselerin büyük çoğunluğu antibiyotiklerle kontrol altına alınabilmekteyse de yine de bazı hallerde ameliyat yoluyla drenaj yapılması gerekli olabilecektir. Önceki yıllarda akciğer ap­selerinde ölüm oranlan çok yüksek olmaktaydı. Ancak, günü­müzde modern ameliyat metotları ve antibiyotik ilâçların kullanılmasıyla, vakaların büyük çoğunluğu başarı ile tedavi edilebilinmektedir.

Bronşiektazi, Bu durumda küçük bronş tüpleri genişlemekte ve kısmen harap olmaktadır. Bu durum ise onların enfeksiyona çok meyilli olmasına yol açar. Bronşiektazi nedeniyle kronik enfeksiyon meydana geldiği zaman çok vakalarda ameliyat yolu ile akciğerin enfekte olan kısmının alınması gerekmektedir. Lobektomi olarak adlandırılan bu ameliyat, emniyetli bir şekilde yapılabilmekte ve hastanın iyileşme umutları çok yüksek orandadır.

Empiyema, Bu durum akciğer ve göğüs duvarı (plevra boşluğu) arasındaki kesimde cerahat toplanmasından ileri gelir. Geçmiş günlerde çok kez zatürree komplikasyonu olarak görülürdü. Günümüzde ise zatürree antibiyotikleri ile çok çabuk kontrol altı­na alınabildiğinden bu hastalığa nadiren rastlanmaktadır. An­cak, zatürree ihmal edilmiş veya tedavisi yetersiz şekilde yapıl­mışsa, bu durumun meydana gelmesi mümkündür. En iyi tedavi usulü göğüs boşluğuna bir ensizyon açılması ve toplanan cera­hatin drenaj usulüyle dışarıya çıkarılmasıdır. Bu gibi vakaların büyük çoğunluğu derhal iyileşmeye başlar.

Verem Akciğer veremi (tüberkülozu) nin tedavisi yolunda birçok cerrahî müdahale metotları günümüzde kullanılmaktadır. Bunlar bütün bir akciğerin veya yalnızca bir lop’un ameliyatla alınması olabilir. Bu usule yalnız öteki akciğerin vereme tutulmamış olduğu takdirde başvurulur. Bazen bu gibi vakalarda thorakoplasti’ye başvurulması da tav­siye edilmektedir. Bu tedavi usulünde bir verem (tüberküloz) lopunun etrafındaki kaburga kemikleri alınır ve böylece göğüs kafesi çökünce altta kalan akciğer dinlenmek imkânını bulur. Bazı hallerde başka başvurulabilecek bir sistem frenik (diyafra¬ma ait) sinirin sıkılmasıdır. Bu sistemde boynun dibinde bir ensizyon açılarak bu sinir bir kıskaç takılmasıyla tecrit edilmekte¬dir. Frenik sinir diyaframa hizmet eder ve hareketsiz kalınca, göğüs boşluğunun hacmi ufalarak ciğerin kısmen çökmesini ve böylece dinlenmesini temin eder. İsoniazid, para aminosalicylic acid ve streptomisin, rifampisin gibi vereme karşı kullanılan ilâçların gelişmesiyle, verem hallerinde ameliyat gerektirecek vakaları büyük ölçüde azaltmıştır.

Gönderen: sagligimiz | Ocak 22, 2009

Akciğer ve göğüs boşluğu travmaları

Akciğer ve göğüs boşluğu travmaları
Akciğer ve göğüs boşluğu travmalarına çok rastlanır mı ?
Evet, özellikle endüstrinin geliştiği çağımızda meydana gelen ka­zalarda akciğerlerde ve göğüs boşluğu travmalarında korku uyan­dırabilecek oranda artışlar görülmektedir.

Göğüs boşluğunda ve akciğerlerde en çok görülen travma türleri han­gileridir ?
a.Göğüs boşluğunun ciddî surette ezilmesi.
b.Çatlayan kaburgalar veya çatlayan göğüs kemiği (sternum).
c.Kınlan bir kaburganın akciğere girmesiyle bir ciğerin yaralan­ması.
d.Akciğer etrafındaki plevral boşluğu hava, kan veya ikisinin de birden girmesiyle. Bu durum bir ciğer zedelenmesinden veya ya­bancı bir cismin göğüs boşluğuna girmesiyle meydana gelebilir.
e.Kendi kendine olma bir kopmadan veya kanamadan sonra bir ciğerin çöküntü göstermesi (sönmesi).
f.Göğüse isabet eden bıçak veya kurşun yaraları.

Ciddî göğüs veya akciğer travmaları alan kişilerin kurtarılması mümkün müdür ?
Evet. Aksi iddia edilmesine rağmen, bu gibi yara alanların büyük çoğunluğu gerekli cerrahî müdahale yapıldığı takdirde kurtarılabilirler.

Göğüs boşluğu ve akciğer travmalarında başvurulan tedavi usulleri hangileridir ?
a.İlk olarak bu gibi yaralanmalarda rastlanan şok durumunun te­davisi gerekmektedir. Diğer ilk yardım usulleri kan nakilleri, ok­sijen teneffüs ettirilmesi ve gereken uyuşturucu ilâçların veril­mesidir.
b.Eğer göğüste büyük bir delik veya emici bir yara görülmektey­se, dışarıdan göğüs boşluğuna hava girmesini önlemek için bu­nun derhal örtülmesi gereklidir. Emici bir göğüs yarasına rast­landığı zaman ilk yardım tedbiri olarak bunun gazlı bezle, yok­sa gömlekten koparılacak bir bez parçasıyla örtülmesi gerek­mektedir.
c.Eğer kanama sırasında göğüs boşluğuna gelmekte olan kana­ma, ciddî ise göğsün bir enjeksiyon ile delinmesi ve kanın dışa­rıya çekilmesi gerekir. Eğer bu usuller yetersiz^ kalırsa ve kana­ma devam ederse, cerrahî müdahale gerekir ve bu müdahaleyle kanayan damarların bağlanması veya akciğerin yırtılan kısmı­nın dikilmesi, bu da yeterli olmazsa ciğerin yaralı kısmının ame­liyatla” alınması icabeder.
d.Akciğerin etrafında hava toplanmış olabilir (pneumathora). Göğüs boşluğuna bir kauçuk tüp veya enjektör takılıp renaj yoluyla bu hava dışarıya alınır. Böylece akciğer yeniden genişler ve nefes almaya başlar.
e.Çok ciddî veya geniş yara almış olan bir akciğerin ameliyat yoluyla alınması gerekebilir.

Gönderen: sagligimiz | Ocak 22, 2009

Akciğer kistleri

Akciğer kistleri

Akciğer kistlerine nerede rastlanır ?
Bunlar genellikle doğuştan beri var olan bozukluklardır ve hava veya sıvı ile dolu olan zarları zayıf torbacıklardan meydana gelmektedir. Bazı akciğer kistleri herhangi bir belirti göstermez­ken başkaları, ciğerin etrafındaki dokularda baskı yaparak bu do­kuların harap olmasına yol açabilir.

Akciğer kistleri enfekte olup apseler meydana gelebilir mi ?
Evet. Bazıları da patlayarak göğüs boşluğuna hava kaçırmasına yol açabilir.

Akciğer kistleri nasıl tedavi edilir ?
Belirti gösteren kistler cerrahî müdahale ile çıkarılmalıdır. Böyle bir ameliyatla kist ve etrafındaki ciğer dokuları alınacaktır. (Segmental reseksiyon)

Akciğer kistlerinin alınması için yapılan ameliyatlar genellikle başa­rılı olur mu ?
Evet. Bu gibi ameliyatları olan hastaların büyük çoğunluğu kısa bir süre içerisinde tamamen iyileşirler.

Gönderen: sagligimiz | Ocak 22, 2009

Akciğer tümörleri

Akciğer tümörleri

Bütün akciğer tümörleri kanserli midir ?
Hayır. Bazen selim tümörlere akciğer adenomlarına rastlansa da habis türleri çok daha fazla görülmektedir.

Selim akciğer tümörlerinin tedavi yöntemleri nedir ?
Ameliyat öncesi selim ve habis tümörler arasında bir ayrım yapıl­masına imkân olmadığından selim ve habis tümörlere aynı ameli­yat usulleri tatbik edilmektedir.

Akciğer kanseri fazla rastlanan bir durum mudur ?
Evet, özellikle erkeklerde en çok görülen kanser türüdür.

Sigara kullananların kullanmayanlardan fazla akciğer kanseri olma ihtimali var mıdır ?
Şüphesiz evet. Fazla sigara kullananların, kullanmayanlara oranla akciğer kanseri olma ihtimalleri on misli fazla olarak kabul edil­mektedir.

Akciğer kanserinin erken görülen belirtileri hangileridir ?
a.İnatçı öksürük.
b.Göğüste sancı.
c.Kan tükürülmesi.
d.Röntgen filmi çekilince akciğerde bir gölgenin belirmesi.

Bir kişide akciğer kanserinin gelişmekte olduğu nasıl anlaşılabilir ?
En iyi usul yılda bir kez göğüs röntgeninin alınmasıdır.

Akciğer kanserinin tedavisi nasıl yapılır ?
Ciğerin hastalanmış kısmının ameliyat usulüyle alınması (lobektomi) veya ciğerin bütünüyle alınması (pnömoektomi)

Akciğerden bir lop ameliyat yoluyla alınmışsa hasta normal şekilde nefes alabilir mi ?
Evet. Ancak yorucu fizikî hareket yapma imkânları azalır.

Bir hasta bütün bir akciğerinin alınmasından (pnömonektomi) son­ra rahat nefes alıp normal bir hayat sürdürebilir mi ?
Bu gibi hastalar fazla fizikî hareketler yapmaktan kaçınmalıdırlar. Ancak bunun ötesinde normal bir hayatları olabilir. Kendilerini fazla yormadıkları takdirde nefes alma imkânları normal olur.

Bir akciğerin bir kısmı veya bütün bir akciğer ameliyatla alındığı takdirde göğüs boşluğunun boşalan kısmı nasıl dolar ?
Göğüs duvarı çökmeye yüz tutunca diyafram göğüs içerisinde yük­selir ve boş kalan kısım bağ dokusu ile dolar.

Göğüs boşluğuna veya akciğerlere yapılan ameliyatlarda yara izleri çok çirkinleştirici mi olur ?
Göğüsün arkasından önüne uzanan 30 ilâ 35 santim uzunluğunda bir .yara izi kalır. Ancak bu iz genellikle iyileşir ve görünürde yal­nız incecik bir çizgi belirtisi kalır.

Bir akciğerden bir lop veya bütün bir akciğer alındığı zaman göğüs boşluğunun şekli bozulur mu ?
Hayır. Böyle bir hasta giyinik olduğu vakit böyle bir ameliyat ge­çirmiş olduğu katiyen belli olmaz.

Torakoplasti (birçok kaburga kemiklerinin ameliyat yoluyla alınma­sı) ameliyatından sonra göğüs boşluğunda şekil bozukluğu olur mu ?
Hayır. Böyle bir şekil bozukluğu ancak hasta soyunuk olduğu za­man göze çarpar.

Göğüs ameliyatlarında anestezinin rolü önemli midir ?
Evet. Usta bir anestezistin bu gibi ameliyatlarda görevlendirilme­si şarttır.

Bir akciğerin veya bir akciğerin bir kısmının ameliyatla alınması için ne kadar süre hastanede kalınması gereklidir ?
Yaklaşık iki hafta.

Böyle büyük bir ameliyattan sonra hastalar yataktan kaç gün sonra kalkabilirler ?
İki veya üç gün içerisinde.

Aşağıda gösterilen hastalıklarda ameliyattan sonra tamamen iyileş­me şansları nedir ?
a.Verem: Mükemmel. Ameliyat olanların büyük çoğunluğu iyileş­mektedir.
b.Akciğer kistleri: Mükemmel. Yaklaşık bütün vakalar tam ola­rak tedavi edilir.
c.Akciğer tümörleri: Selim tümörlerde tamamen iyileşmek imkân­ları mükemmel olarak kabul edilmektedir. Erken teşhis ve geli­şen ameliyat teknikleri sayesinde akciğer kanseri ameliyatların­da da iyileşen hastaların, oranı çok artmıştır.

 

 

 
Etiketler: akciğer kanseri, akciğer tümörleri hakkında bilgi, akciğer tümörleri nedir, Anestezi, kan

Gönderen: sagligimiz | Aralık 29, 2008

Aile Hekimliği Pilot Uygulaması

Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Yönetmelikte
Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

 

 

MADDE 1 – 6.7.2005 tarihli ve 25867 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Yönetmeliğin 26 ncı maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yetkilendirilmiş aile hekimleri

MADDE 26 – Bakanlık dışında birinci basamak sağlık hizmeti veren, üniversiteler, askeri birlikler, hastaneler, kurum ve işyerlerinde herhangi bir suretle istihdam edilen, bakanlığın öngördüğü eğitimleri alan ve bu Yönetmelikteki fiziki ve teknik şartları temin eden hekimlere, kendi görev ve sorumluluk alanlarıyla sınırlı olmak kaydıyla, kendilerinin talebi ve kurumlarının teklifi üzerine valiliklerce aile hekimliği yetkisi verilir. Yetkilendirme sonrası hizmete özel sözleşme ile göreve başlatılır. Yetkilendirilmiş aile hekimi aile hekimliği uygulamasına yönelik mevzuat çerçevesinde görev yapar.

Yukarıda sayılan hekimlerden kendilerine aile hekimliği yetkisi verilmemiş olanlar, kurum ve işyerlerinde oluşacak acil durumlarda hastaya gerekli ilk müdahaleyi yapar ve gerekirse hastane acil servisine sevk ederek en kısa süre içerisinde aile hekimini bilgilendirir. Yine çalışana sevk, reçete ve rapor gerektiğinde kişiyi bilgilendirir ve bilgilendirme notu ile birlikte aile hekimine gönderir. Bu kişilerin aile hekimlerince takip edilmesi zorunludur. Birinci fıkrada sayılan kurumlarda aile hekimi seçme hakkı saklıdır. Ancak yetkilendirilmiş aile hekimi olmamalarına rağmen Toplum Sağlığı Merkezinde çalışan hekimler bölge dışından gelen hastalara birinci basamak sağlık hizmeti verebilirler.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin Ek–1 inde yer alan 2 nci maddenin birinci fıkrasının (A) bendinin 1 sayılı listesinin (b) alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve aile hekimliği eğitimi alarak sertifika sahibi olan ve birinci aşama uyum eğitimi verdiğini belgeleyen uzman tabip veya tabiplere, eğitici olarak katıldığı her bir eğitim için il içi 1000 puan, il dışı 1500 puan aile hekimliği yerleştirmelerinde kullanılmak üzere hizmet puanına eklenir.”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin Ek–1 inde yer alan 2 nci maddenin birinci fıkrasının (A) bendinin 2 sayılı listesinin üçüncü paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bütçe imkânlarının uygun olması, Bakanlığın önerisi ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü halinde, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte pilot ilde tam gün serbest çalıştığını belgeleyen uzman tabip ve tabiplerden birinci basamak özel sağlık kuruluşlarında (muayenehane ve poliklinik gibi) tababet mesleğini serbest olarak icra ettiği mahal (mekân) ile sınırlı kalmak kaydıyla, aile hekimliği uygulamasına başlamak üzere sözleşme yapılabilir. Pilot ilde serbest çalışan tabip veya tabipler için izin alınan kadro/pozisyon sayısından fazla müracaat olması halinde kura ile sıralama yöntemine başvurulur.”

MADDE 4 – Bu Yönetmelik, 3 üncü maddesi 6.7.2005 tarihinden geçerli olmak üzere, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5 – Bu Yönetmelik hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.

Kategoriler

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.